/ /

Böyle medya ancak iltimasla olur

17 Aralık 2013

Necef Uğurlu

medya

KAYDA GEÇSİN!

Ekranlarımızda ciddi bir asabiyet yaşanıyor. Bazı programcılar, moderatörler, sunucular çok asabi. Çağırdıkları konuklara sorular soruyorlar, ancak sordukları soruya önce kendileri cevap veriyor, konuyla ilgili fikirlerini beyan ediyor, dahası nasıl cevap beklediklerini ima ediyorlar. O esnada konuk bekliyor; daha bir tanesi de şimdiye kadar “Beni buraya soru sormaya davet ettiniz, kendi fikrinizi anlatmaya değil. Ben gidiyorum” demedi. Uzun bir bekleyişten sonra konuk, programcının fikirlerinin aksi yönünde bir yanıt verirse, sunucu asabileşiyor, meseleyi kişiselleştiriyor ve konukla kıran kırana dalaşmaya başlıyor!

Geçenlerde sunucu-gazeteci, neredeyse sözel anlamda sopaladığı konuğunu yolcu ettikten sonra, arkasından öfkesini yenemediğini ikinci konuğuna dert yandı! Dahası birinci konuğu ikinciye çekiştirip, kendisini sakinleştirmek için bir nevi ‘şirinlik’ yapmasını istedi. Giden konuğu gelene çekiştiren böylesi, iltimasla bulunur ancak. Konuk şaşırmadı, elinden geleni yaptı! Böyle gazetecilik ancak iltimasla olur.

Bir başka sunucu da geçenlerde programı paylaştığı ortaklarına “beni dinlemiyorsunuz” diye bağırmaya başladı ve tartışılan konu dışında tamamen kendisiyle ilgili konuşmaların ardı arkası kesilmedi. Ortaklarının kendisini neden konuşturmadıklarını anladık! Aman efendim, ancak tahmin yürütebileceğimiz kişi ve kuruluşları kastederek, direkt kameraya ben böyle söyledim, siz bana öyle yaptınız, şimdi gördünüz mü, bende o zaman şöyle derim, böyle derim diye ekran babasının malıymış gibi attı tuttu! Çekimler bel plan olduğu için elini beline koyamadı… Ortaklar da tırsıp dinlediler, hatta birine eski siyasi kökeniyle ilgili dokundurdu; fakat hemen yan çizdi… Böyle programcılık, gazetecilik mi olur? Ancak iltimasla olur.

Metehan Demir, Ebru Baki, Hakan Çelik’in sunduğu Parametre’de yaşanan ise bir başka tuhaflık, hatta skandaldı. İnternet, Metehan Demir’in görevinden alındığı haberiyle yıkılırken, program başladı. Metehan Demir’i bekledik, yok; Hakan Çelik açıklamanın kanal yöneticilerinden gelmesi gerektiğini, Metehan Demir’in programa katkılarından, arkadaşı olduğundan bahisle laf kalabalığına boğduğu tuhaf bir durum yaşandı. Ebru Hanım da, ne demekse, “konuyla ilgili açıklama Metehan Demir’e saygısızlık olur” mealinde tuhaf şeyler konuştu. Metehan Demir neden yok izah edemediler. Madem arkadaşınız, aramadınız mı program başlıyor neredesin diye? Hadi diyelim telefonu açmadı, yönetime sormadınız mı ne oluyor diye? Özetle bu sefer Hakan Çelik ortalama laflarla işi kapatamadı. Bu iki ekran gazetecisi için de iyi olmadı. Birlikte program yaptığı gazetecinin nereye kaybolduğunu bilemeyen, anlatamayan gazetecilik olur mu? Böyle arkadaşlık hiç olur mu? Ancak iltimasla olur.

Velhasıl, kim iktidar olursa olsun medyanın bu içler acısı haline el atmak zorunda. Çok ciddi bir temizlik şart, şöyle karla, çalı süpürgeleriyle yapılan ve ardından mis kokan bir temizlik. Dizilere gelince , hani bir zamanlar İş adamı Selim Edes “Rüşvetin belgesi olur mu?” demişti ya, şimdi medyada, ekranlarda, dizilerde iltimas olur mu sorusunun cevabını aramak lazım. Çok zor değil yanıtı, iltimasın delilleri bazı jeneriklerde akıp duruyor. Bizler de medya akar, deli bakar misali izliyoruz ve bekliyoruz. Son operasyonu veremeyen ve ekranlarda penguenleşen bazı televizyon gazetecilerine karşın, Halk TV haberi gene verdi, bize kutlamak düşer. Haber saklanmaz, verilir.

Sevgiyle efendim

necefugurlu@gmail.com

Kapak görseli hakanhekimhanli.wordpress’ ten alınmıştır.


Yorumlar(0)