/ /

Bu ülke tacizden kurtulur mu?

26 Ağustos 2013

Av.Deniz Tavşancıl Kalafatoğlu

kapak siddet

Gündem çok yoğun. Her gün yeni bir şey değil, aynı gün içinde saat başı yeni olaylar, yeni sıkıntılar yaşanıyor ülkemde.

 

Dünyada da durum pek farklı değil; başka ülkelerin çıkarları doğrultusunda yaşanan kalbin dayanamayacağı acılar, çocuklu kadınlı binlerce ölüm, doğal afetler…. Yanan ormanlar… İçinde canlı canlı can veren hayvanlar…

 

Ama en çok da ülkemin hali, canımı acıtıyor.

 

Kısacası, her yeni sabaha umutla, enerji ile uyanmak mümkün değil.

 

Her gün önümüze gelen haberler arasında özellikle bir konu var ki; tür değiştiriyor, şekil değiştiriyor, başlık değiştiriyor ama içerik hep aynı; TACİZ ve TECAVÜZ.

 

Gün geçmiyor ki bir hayvan tecavüzü, çocuk tacizi veya tecavüzü, yine kadın tacizi veya tecavüzü yaşanmasın.

 

Mardin’de 13 yaşındaki kız çocuğu, 27 kişinin tecavüzüne uğradı. İşin daha vahim yanı; yerel mahkemede sanıklar beraat ettikten sonra Yargıtay’ın da, “çocuğun rızasından” bahsederek kararı onamış olması.

 

Tecavüz mağduru çocuk haberlerine, yine Bingöl’de 6 uzman çavuşun tecavüzüne uğrayan E.A. dahil oldu.

 

Sonra yürekleri acıtan başka bir haber Güneydoğudan geldi; 14 yaşındaki bir erkek çocuk, 4 ay kadar kaldığı özel yurttaki ilmihal hocasının tecavüzüne maruz kaldı.

 

Ve bunlar, bir şekilde medyaya taşınan, yargı önüne gelen olaylar. Ya aile mahremiyeti adı altında, aile içinde yaşanan ve yaşanmaya devam edenler?

 

En son haber de; 7-11 yaş arası bir erkek çocuğunun, Anadolu Jet ile refakatsiz olarak uçuşu esnasında, bir sapığın yanına düşmüş olması ve adamın, organını açıp çocuğa göstermiş olması…

 

Sürekli aldığımız köpek tecavüzü haberleri ise, ülkemizde yaşanan bu taciz ve tecavüz olaylarının neden bu kadar çok yüksek olduğunun cevabı.

 

Sorun da burada başlıyor esasında; sorunun çıkış noktası ortada, ancak görmek isteyen tek bir milletvekili, tek bir savcı, tek bir hakim yok.

 

Her zaman dediğimiz gibi şu hayvan tecavüzlerinin üzerine kararlılıkla bir gidilebilse, ülkenin geri kalanını da korumak mümkün olacak. Dolayısıyla da, çocuk ve kadın taciz ve tecavüz dosyalarının önüne geçilebilecek.

 

TÜİK, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın erkek şiddeti verilerine baktığımızda:

 

* Son 15 yılda 241 polis, 91 asker, 17 özel timci, 15 korucu, 45 gardiyan tecavüzden yargılandı. Fakat hiçbiri ceza almadı.

* Tecavüze uğrayanların yüzde 50’si 18 yaş altında. Bunların yüzde 90’unu kız, yüzde 10’unu oğlan çocukları oluşturuyor.

* Acil yardım hattını arayan kadınlardan yüzde 57′si fiziksel şiddete, yüzde 46,9′u cinsel şiddete, yüzde 14,6′sı enseste ve yüzde 8,6′sı tecavüze maruz kalıyor.

* 5–10 yaş arası çocukların yüzde 55′i ensest mağduru.

* 10–16 yaş arası çocukların yüzde 40’ı ensest mağduru.

* Cinsel saldırganların yüzde 75′i tanıdık.

* Ensest olaylarında faillerin yüzde 50′si öz baba, sırasıyla da amcalar enişteler, ağabeyler, dedeler ve dayılar.

* Kadınları istismar eden erkeklerin yüzde 83’ünü de eşler oluşturuyor.

* 2002-2008 arası 62 bin kadın tecavüze uğradı.

* 2006’da 528 kadın tecavüze uğradı, 489 cinsel taciz olayı yaşandı.

*2007’de 473 kadın tecavüze uğradı, 540 cinsel taciz olayı yaşandı.

*2008’de 577 kadın tecavüze uğradı, 589 cinsel taciz olayı yaşandı.

*2009’da 652 kadın tecavüze uğradı, 624 cinsel taciz olayı yaşandı.

* 2010 yılının daha sadece ilk 7 ayında, 478 kadın tecavüze uğradı, 722 kadın tacize maruz kaldı.

* 2005–2010 yılları arasında, 100 binin üzerinde kadın cinsel saldırıya maruz kaldı ancak kadınların yüzde 40’ı şikayetçi olmadı.

 

Ve bu rakamlar, cesur davranarak yetkili makamlara başvurabilmiş mağdur şikayetlerine dayanıyor. Yetkili makamlara başvuramamış binlercesinden, haberimiz dahi yok.

 

Görüldüğü üzere tablo korkunç ama daha korkunç yanı, taciz ve tecavüz faillerinin ceza almamış olması. Ve neredeyse, taciz ve tecavüz olaylarında, mağdurların kendisi suçlu.

 

Bu ülkede, bütün bu yaşananlar yokmuşçasına ve yaşanmamışçasına, bir de üstüne çıkıp, birileri hala; “…Kadına karşı şiddetle uğraşacağınıza önce insanlığa karşı cinayetleri önleyin…” diyebiliyor. Sanki, şiddetin sırası olabiliyormuş gibi.

 

Peki! Bu ülke, bu taciz ve tecavüz vakalarından kurtulabilir mi ?

 

Eğer daha hala yeni eğitim öğretim döneminde, okullardaki karma eğitimden, kız erkek ayrı eğitim sistemine geçileceği karara bağlanıyor ise, bu ülke, bu vakalardan kurtulmak bir yana, bu ülke, bu vakaların merkezine oturur.

 

Bence bilinmesinde de büyük fayda var; cinsel sapkınlık, bir kere ülke genelinde de hortladı mı; sokaklara değil yerlere kadar uzun giysilerle çıkmak, üzerine demir kafes geçirerek çıksan fayda etmez…

 

 


Yorumlar(0)