/ /

Hayvanlara kimlik geliyor/Esasında ne geliyor?

21 Ocak 2014

Av.Deniz Tavşancıl Kalafatoğlu

sokak-kopegi

İş yoğunluğu, ev hayatı, televizyon takibindeki eksikliğim derken, tv-arşivinden yeni seyredebildim Orman ve Su İşleri Bakanı Sayın Veysel Eroğlu’nun 10 Ocak 2014 tarihli Haber Turk’e yapmış olduğu konuşmasını.

 veysel erogluSayın Bakan, ilk defa uygulamaya başlanacak “hayvanlara kimlik” projesinden bahsediyor bu konuşmasında. “Sahipli hayvan” tanımını, vurguluyor konuşması boyunca. “Sahipsiz hayvan olmayacak” diyor neticede.

 Önce, Bakanın konuşmasında yer alan çarpıcı noktalara yer vermek istiyorum:

 *İstanbul, Kocaeli, Trabzon, pilot bölge olacak. Uygulamaya başladık.

 *İstanbul başı çekecek. İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’nin yaptığı çok güzel bir yer var. Başkanımla açılışına gideceğiz.

 *Hayvanlar sahipli olacak.

*Sokaktaki hayvan aç kalıyor, susuz kalıyor. Sahipsizlik kötü. Problem oluyor gelen geçen için.

*Hayvanlar, terk edildiğinde ya da kayıp olduğunda, küpelerindeki numaralardan tespit edilecek. (Dikkatinizi çekerim, küpe deniyor, çip değil)

*Program hazırlıyoruz; Web- sitesinden sahiplendirme yapılacak.

*Onların da yaşam hakkı var. Barınakta hapis durumu var. Hayvan serbest yaşam alanları olacak. Orada kafesler yok. (Barınaktaki kafes ile karşılaştırma yapıyor, sokaktaki serbest halleri ile değil.)

*Ormanlık alanlardan yer verilmesine dair kanun çıkardık.

*Hayvan severlerle çalışıyoruz. Projeyi, tecrübeli profesör hanımefendi geldi, değerlendirme yaptık, onlar da çok mutlu oldular.

*Bu hayvanlar, kısırlaştırılacak, aşılanacak, eğitilecek. Buradan isteyene kimlik verilerek sahiplendirilecek.

*Kimliksiz hayvan kalmayacak. Onlar da canlı. Sahip çıkmalıyız. Çok kararlıyım. Önce köpekten başlayacak.

Şimdi de, Sayın Bakanın yapmış olduğu konuşmasını değerlendirmek istiyorum:

sokak hayvanları kopekler

Sayın Bakanım, esasında satır aralarını okumaya dahi yer vermeyecek şekilde net konuştu.

Sayın Bakan: “Sokaktaki sahipsiz hayvanlar, aç kalıyor susuz kalıyor, yolda geçen gidene sorun oluyor. O nedenle, artık sokakta hayvan kalmayacak öncelikli olarak şimdi köpekler toplanacak, sonra kediler.” demek istedi.

“Artık sahipsiz hayvan kalmayacak. Yani, sahipliler, kimlikle kayıt altına alınacak. Sahipsizler, ise, toplu halde “hayvan serbest yaşam alanları”nda toplanacak. Ormanlık alan içinde onlara bu yeri yapmak için kanunu çıkardık. Bu alandan çıkacak hayvan ancak sahiplendirilirse, kimlik ile çıkacak.” Diyerek devam etti.

Ve “HAYVAN SEVERLERLE” birlikte çalışıyoruz. Sorun yok, onlar da beğendi” diyerek de ekleme yaptı.

Yani, neredeyse 1,5 yıldır, kendimizi paraladığımız, hayvanlarımız yok edilecek diyerek karşı olduğumuz yasa tasarısının, nasıl DOLANILACAĞINI, kısaca ifade etti.

Karşı çıkmış olduğumuz “DOĞAL YAŞAM PARKLARI”, tanımının, daha masumane yeni bir tanımla “SERBEST YAŞAM ALANI” olarak nasıl tekrar önümüze konulduğuna şahit oluyoruz bu konuşma ile.

Orman, hayvanın doğal yaşam alanı değil diyorduk, şimdi de buyrun serbest alan diyorlar.

Bu orman içinde yaratılan serbest yaşam alanı; gözlerden gönüllerden IRAK olacak. Hayvanlar, ister istemez yaban hayat ile temas içinde olacak.

Kimler girebilecek o serbest yaşam alanlarına?

O yaşam alanlarında, kaç hayvana yer olacak?

Yer bulamayanlar ne olacak?

O alanlardaki hayvanlara nasıl bakılacak? Bakım bütçesi nasıl karşılanacak?

Daha gözümüzün önündeki hayvana sahip çıkamıyorken şimdi bu gözden ırak hayvanlara nasıl sahip çıkılacak? Soruları beynimizde çınlamaya başlıyor bu konuşma ile.

Bir “sahiplendirme” düşmüş dillere; kimse sorgulamıyor, ne kadar samimisiniz, ne kadar gerçekçi olur bu uygulama? Ülkemizin kültürü belli; yeni seviyor, o kilometre seviyor, marka seviyor… Pet shoplarda hayvan satışı hızla devam ederken, hangi sahiplendirmeden bahsediliyor? Biri lütfen anlatsın!!

 kedi kopek

Üzülüyor insan tabii; yeni bir proje altında, hayvanlar için başka bir çıkmaz hazırlanırken, Bakanın, bu projede hayvan severlerle çalışıyoruz demiş olmasına. Merak ediyor insan, kim bu hayvan severler diye. Kendini sormaktan alamıyor insan, bizi yasa boğan projeyi görüp, beğenen mutlu olan Bakanın söylediği o tecrübeli profesör hanımefendi kim?  Nasıl mutlu oldu? diye…

Hayvanlar, sokaktan gitsin isteniyor. Sunucu yine o aynı klişe soruyu soruyor; medeni ülkelerde sokak hayvanı yok, bizde nasıl olacak? Lütfen biri ona da anlatsın Avrupa Birliği Anayasasının III-121 sayılı; “…Hayvanların duygulu varlıklar olması nedeniyle üye devletlerin dinsel törenlerine, törelerine, bölgesel mirasa ilişkin mevzuatına, idari hükümlerine ve geleneklerine saygı göstermek şartıyla hayvan refahının tüm gereklerini dikkate alır…” şeklindeki maddesini. Yani bizde ÖYLE OLMAYACAĞINI.

Bu “kimlik düzenleme projesinin” altını, herkes anlamak zorunda. Aksi halde, hayvanlarımız ölürken, sadece seyretmek zorunda kalacağız.

Ve bizim de seyretmeye hiç niyetimiz yok.

                                                                                                   İstanbul Barosu

                                                                                          Hayvan Hakları Komisyonu

                                                                                                 Bşk. Yrd. Av. Deniz Tavşancıl Kalafatoğlu


Yorumlar(0)