/ /

Noel Baba yoksa, öküz de mi yok?

26 Aralık 2013

Turgay Özçelik

santa claus

Malum ortalık karışık; Noel Baba’ya bile atar yapıyoruz millet olarak. Asabi Noel Baba duyarlılarımızın haberini daha önce Şirinevler Yılbaşı Şartları haberinde vermiştik. Oysa Ren geyikli, ak sakallı bu tonton amcanın ona inananları iyi hissettirmekten başka bir kötü huyu yok. Sahi, nereden çıktı bu Noel Baba?

Önce Noel Baba nasıl çalışır, neler yapar, bir gözden geçirelim. Kendisi Hristiyanların kutladıkları Noel gecesi çocuklara hediye götürmekle iştigal eder. Oyuncaklar, el yapımıdır. Çocukların mektuplarla sipariş ettikleri oyuncakları, oturur, üşenmeden elfleriyle birlikte tek tek yapar. O yüzden Noel Baba’dan “Oyuncak Dünyası” poşetiyle bir maket araba gelirse, kıllanmak lazım. Çünkü muhtemelen onu Noel Baba değil, anne-babanız aldı sizin için…

Oyuncaklar yapıldıktan sonra, Ren geyiklerinin çektikleri kızakla tek tek evleri dolaşıp oyuncakları, genellikle bacadan eve girmek suretiyle sahiplerine ulaştırır. Bu arada o kadar yol yapmak kolay değil tabii, o yüzden Noel Baba ve geyikleri, çocukların kendileri için evde bıraktıkları süt, kurabiye ve çikolataları yiyerek enerji toplarlar.

Noel Baba inanışının temeli bir Hollanda efsanesi olan Sinterklaas’a dayanıyor. Bu efsane Piskopos Nikola’yı anlatmakta ve onun çocuklara hediyeler verdiğini söylemektedir. Zamanla Piskopoz Nikola Noel Baba’ya dönüşmüş ve Hristiyan topluluklarda bu inanış yayılmıştır.

Genel kanının aksine, Noel Baba, adı üstünde Noel gecesine dair bir inanıştır. Yılbaşı ile bir alakası yoktur. Ha, elbette dünya üzerinde yılbaşı kutlamaları için de ilginç adetler ve ritüeller mevcut. Örneğin Çinliler geçen yıldan kalan kötü şansı göndermek için evlerini iyice temizliyorlar ve kırmızı zarfların içinde çocuklara şans parası dağıtıyorlar. Japonlar da kötü ruhları kovmak için kapılarının önüne ip asıyor, saat 00.00′ı gösterdiğinde ise kahkaha atmaya başlıyorlar. Sebebini soracak olursanız, böylece neşeli ve şanslı bir yıl geçireceklerini düşünüyorlar.

Yılbaşı ağaçlarını artık bizler de hazırlamaya başladık, süsleyip püsleyip evimizin en güzel yerine yerleştiriyoruz. Sonra, genelde ertesi yılbaşı için saklıyoruz. Ama bakın Hollandalılar ne yapıyor: Kötü ruhları kovmak isteyen Hollandalılar, bir güzel süsledikleri yılbaşı ağaçlarını, yılbaşı gecesi sokaklarda yakıyorlar.

İsviçre’de yılbaşı Cadılar Bayramı gibi; insanlar iyi ve kötü ruhları simgeleyen maske ve kostümler giyiyorlar. Danimarka’da ise yılbaşlarında neredeyse bir tabak katliamı yaşanıyor. İnsanlar, sevdikleri dostlarının kapılarında tabak kırarak kötü ruhlardan arınmalarını sağlıyor…

Peki bizde hiç bir aksiyon yok mu? Önceden varmış, artık pek görülmüyor. Bizde Yılbaşı sabahı oluktan en erken kim su getirirse onun zengin olacağına inanılırmış. Onun dışında yılbaşına dört beş gün kala değirmen kurulur, un kapları doldurulur, yeni yıla dolu kaplarla girilirmiş ki o yıl un kapları hep dolu olsun. En ilginci ise yılbaşı gecesi eve öküz çıkartılması. Öküz eve girerken sağ ayağını atarsa o yıl bereketli geçeceğine inanılırmış. Sol ayağını atarsa tam tersi. Bu adetin ortadan kalkması biraz iyi olmuş sanki, düşünsenize 6. kattaki dairenize öküzü çıkartmaya çalıştığınızı…

Özetle yılbaşı, yeni bir yıl için çeşitli ritüellerle güzel dilekler dilemek için bir fırsat. Maksat muhabbet yani, Noel Baba bahane!..


Yorumlar(0)