/ /

Yeryüzü Sofraları Dün İstiklal’deydi

10 Temmuz 2013

Editör

iftar0

Yapılan hazırlıkları günler öncesinden başlayan ramazan için bütün şehirlerde ihtiyaç sahipleri için iftar çadırları kuruldu, camiler mahyalarla donatıldı, sofralar donatıldı.

 

iftar1İşte bu sofralardan ikisi, Taksim Meydanı’nda ve İstiklal Caddesinde kuruldu. Meydanda Beyoğlu Belediyesi’nin kurduğu masalarda, Galatasaray Lisesi tarafında ise Antikapitalist Müslümanlar’ın yer sofrasında iftar düzenledi…

 

Beyoğlu Belediyesi’nin iftarında çorba, pilav, et sote ve tatlı varken, Antikapitalist Müslümanlar’ın Galatasaray Lisesi’nden, neredeyse Fransız Konsolosluğu’na kadar uzanan yer sofrası ise daha mütevazi bir menüden oluşmuştu.

 

Gazete kağıtları ve masa örtüleriyle uzayıp giden iftar sofrası hazırlıkları iftar saatine kadar sürdü. Sloganlar, iftar saatinin geldiğini haber veren ezan sesiyle yerini sessizliğe bıraktı. Fakat, İstiklal Caddesi’nin Meydan çıkışına kadar gelen yer sofrasını  beğenmeyen çevik kuvvet, TOMA ile caddeyi kapattı. Yüzü ‘Yeryüzü Sofraları’na dönük ve çalışır vaziyette duran TOMA yavaş yavaş ilerlemeye çalışsa da önünde oluşan kalabalık buna izin vermedi.

 

Ve TOMA’lar çekildi…

 

Açılan oruçların ardından, Gezi Parkı Eylemlerinden alıştığımız üzere, çöpleri toplayan katılımcılar ‘Her yer Taksim her yer direniş’, ‘Bu daha başlangıç mücadeleye devam’ sloganları eşliğinde sofralarını topladı.

 

İftarın ardından ise polisin “Caddeyi boşaltın, aksi halde müdahale yapılacak!” anonsu ortamı gerse de, herhangi bir müdahale olmadan insanlar İstiklal’den Gezi Parkı’na yürüdü.

 

İstiklal’de kurulan iftar sofrasını görünce, aklıma, dünyanın hiçbir yerinde büyük bir şehrin ortasında kalan tek yeşil alanın AVM yapılması düşünülemez. Böyle bir şeyi düşünen siyasetçiler varsa bile halka sorar, ‘ben yaptım oldu’ diyemeyeceğini ve yine dünyanın en gelişmiş, demokrasinin, hukukun sıradan hayatın amentüsü kabul edilen ülkelerinde bile en büyük şehrin ana meydanı barikatlarla kapatılıp 14 gün boyunca işgal edilemez. Buna hiçbir hukuk devleti izin vermez, hiçbir demokrasi hoş görmez(di).

 

Ne yazık ki her ikisi de oldu!

 

Bu iki olay bundan sonra bandı ne kadar geriye sararsak saralım farklı tahribatlar, kuşkular ve önyargılar yarattı. Klişe bir deyişle bundan sonra hiçbir şey Taksim ve Gezi Parkı olayında saflara ayrılan iki taraf için de eskisi gibi olmayacak. iftar5

 

Yeni bir dönem ve süreç başladı. Gelin görün ki bu başlayan süreç de bu haliyle sürdürülebilir bir süreç değil.

 

Dün akşamki iftarda olduğu gibi, Taksim’de toplanma ve polisin TOMA’larla son derece sert bir şekilde toplananları dağıtma içgüdüsü bir kısırdöngü yaratmış durumda ve bunu aşmanın tek bir yolu var: diyalog.

 

Gezi Parkı’nda son yılların ve belki de dünyanın en büyük çevreci eylemi yapıldı ve başarıya ulaştı. Bu çevreci eylemin pek çok farklı mesajları ve yarattığı yepyeni bir ruh hali de var. Bu da görmezden gelinmemesi gereken bir olgu. Ne bu oluşan yeni ruhu TOMA’layarak, biber gazına boğarak öldürebilirsiniz ne de Gezi Parkı’nı yeniden işgal ederek Taksim’in etrafını tekrar barikatlarla kapatma hayali kurarak yaşatabilirsiniz.

 

Konuşmanın ve düşünmenin tam zamanı…


Yorumlar(0)