/ /

Memed My Hawk

16 Mart 2014

editor

ince-memed-4-kitap-takim-ciltli-arkakapak16.Mart.1985’de Türkiye’de gösterilmesi yasaklanan “Memed my Hawk” filmi, Türkiye’nin en büyük edebiyaçılarından biri olan Yaşar Kemal’in ölümsüz eseri İnce Memed adlı romanından uyarlanmıştır.

Peter Ustinov tarafından yazılıp yönetilen filmde ayrıca Abdi ağa rolünü de Ustinov kendisi oynamıştır. Film Yugoslavya’da çekilmiş ve Toronto Film Festivalinde gösterilmiştir.ince memed film

Toroslardan Akdenize uzanan Dikenli düzünün beş köyünden Değirmenoluk köyünde baskıcı ve despot Abdi ağaya başkaldıran İnce Memed’in öyküsüdür.

“İnce Memed” başkaldıran, mecbur insanın destanıdır. Romanın baş kahramanı olan Memed, kişisel öcünü alsa da köylüler onun yakasını bırakmaz. İnce Memed halkın yarattığı bir kahramandır, bu nedenle halkın rahatını, bolluk ve kazancını düşünmeye, haksızlıkları önlemeye mecburdur. Hükümetin yapamadığını halk kendi kahramanından ister ve bekler.

İnce Memed Yaşar Kemal’in 1955 yılında yazdığı ilk romanıdır. Yaşar Kemal bu romanla Varlık Roman Armağanı’nı kazanmıştır. Yazar ilerleyen yıllarda kitabın devamı niteliğinde üç roman daha yazmıştır.

fft16_mf1151369

 

“Memedle Hatçenin çocuklukları birlikte geçmişti. Erkek çocuklar içinde, en güzel evciği Memed yapardı. Onu, en güzel de Hatçe süslerdi. Beraber oynadıkları çocukları oyunlarına bırakır, kendileri başka bir yere gider oyunlar icat ederlerdi. Türlü türlü…

On beşine değince Hatçe, Memedin anasından çorap örmesini öğrenmek için, her gün Memedlerin evine gelirdi. Memedin anası ona en güzel örnekleri verir, en güzel nakışları öğretirdi. İki de birde de saçlarını okşayarak:
‘Sen benim gelinim olursun inşallah, sürmelim,’ derdi.
Hatçenin anasına, herkese, Hatçeden konuşurken ‘gelinim,’ derdi.
Bunun üstüne on altı yaşlarında olan oldu. Memed yorgundu. Çift sürmeden geliyordu.

Hatçe de dağdan, mantar toplamadan. Belki bir aydır birbirlerini görmüyorlardı. Birbirlerine Alacagedikte rastlayınca, ikisini de bir sevinç, bir gülme aldı. Bir taşın üstüne oturdular. Karanlık basıyordu. Hatçe kalkmak istedi. Memed, elinden tuttu geri oturttu:
‘Dur hele!’ dedi.
Tir tir titriyordu. Her bir yanı ateşe kesmişti. Bedeninde çımgışmalar oluyordu:
“Sen benim nişanlım değil misin?” dedi.
Hatçenin ellerini ellerinin içine aldı:
‘Sen benim…’ dedi.
Hatçe gülmeye başladı.
Memed:
‘De kız,’ dedi, ‘sen benim nişanlım değil misin?’
Hatçe Memedden çekiniyordu. Memed tutmuş göndermiyordu. Bir ter basmıştı ki…
‘Kız,’ diyordu. ‘Sen…’
En sonunda öpmeyi akıl etti.
Hatçe kıpkırmızı kesilerek Memed’i hızla itti. Kaçtı. Memed arkasından yetişti tuttu. Kız durgunlaşmış kuzu gibi olmuştu. Memedin de eski heyecanı azıcık geçmişti.
‘Bu gece yarısı gelirim,’ dedi. ‘Büyük dutun gölgesine sığınırım. Divlik kuşu gibi öterim… 230px-İnce_Memed_IHerkes divlik kuşu ötüyor sanır.’
Sonra da birkaç kere divlik kuşu gibi öttü:
‘İşte böyle,’ dedi.
Hatçeyi bir gülme aldı:
‘Divlik kuşu gibi… Kimse fark etmez.’
Memed:
‘Biz birbirimizin nişanlısı değil miyiz? Kimse fark etmesin.’
Hatçenin birden rengi attı:
‘Ya bizi gördülerse,’ dedi, kaçtı.

İşte bundan sonradır ki, gün geçtikçe sevdaları büyüdü, kara sevda oldu. Sevdaları dillere destan oldu.”


Yorumlar(0)